istanbul evden eve nakliyat eşya depolama

DBP: Kürt halkı saldırılara gereken tepkiyi göstermelidir

Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) Genel Merkezi yaptığı yazılı açıklamada, Temmuz ayı başından bu yana Kobanê’ye, 2 Ağustos’tan bu yana ise Güney Kürdistan’ın başta Şengal olmak üzere bir çok kentine yönelik saldırılara tepki gösterdi.

DBP: Kürt halkı saldırılara gereken tepkiyi göstermelidir
DBP Genel Merkezi, Rojava’nın Kobanê bölgesi ile Güney Kürdistan kentlerine yönelik IŞİD saldırısına ilişkin yaptığı açıklamada, “Başta Güney Kürdistan halkımız olmak üzere  hiçbir Kürt bu yanlış tutumu kabul etmemelidir. Bu konuda ulusal birliğe hizmet etmeyen, Kürt halkının kendi iç ittifakını geciktiren, kendini halkının ihtiyaçlarına ve beklentilerine göre değil de başka güçlerin beklentilerine göre konumlandıran güçlere halkımız gereken tepkiyi göstermelidir” dedi.


Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) Genel Merkezi yaptığı yazılı açıklamada, Temmuz ayı başından bu yana Kobanê’ye, 2 Ağustos’tan bu yana ise Güney Kürdistan’ın başta Şengal olmak üzere bir çok kentine yönelik saldırılara tepki gösterdi.

DBP, “Dünyanın egemen devletleri canları sıkıldığında en demokratik bir girişimi bile terörist bir hareket ilan ederken, esasında IŞİD’in  gerçekleştirdiği terörist pratikler karşısında sahip olduğu tavırsızlık; bu vahşeti hoş gördüğünü, hatta mevcut pratikleri desteklediğini, bunun sonucunda ortaya çıkacak boşluğu değerlendirmek istediği anlaşılmaktadır” dedi.

Açıklamada, “Şengal’de başlatılan bu saldırı dalgası, bu çete örgütünün Kürtlere tarihte uygulanan yöntemleri esas alarak saldırdığını göstermektedir. Bunun karşısında direnen Kürt kadınları ve gençleri, halk ülkelerini ve onurlarını savunmak için görkemli bir direniş sergilemektedirler. Teslim olmamanın, kaçmadan bu vahşeti  yenmenin nasıl olduğunu hem dünyaya, hem de Kürt halkının ulusal birliğini geciktiren güçlere göstermişlerdir” ifadeleri kullanıldı.

“Rojava’da  bir onur savaşı verilirken, bu anlamlı mücadeleye duyarsız kalan ve buradaki mücadeleyi şaibeli gösterip ulusal birliği zayıflatan güçler, bugün de benzer duyarsızlıklarını devam ettirmektedir” diyen DBP, devamla şunları belirtti: “Güney Kürdistan kentlerine de saldırılar başlamışken hala Rojava’ya uyguladığı ambargoyu sürdüren, onunla açık bir kardeşlik yapmayan, bu direnişi zayıflatmak için sınırlarına hendek kazan, hiçbir insani yardımın geçişine izin vermeyen KDP yönetimi şimdi IŞİD gerçeğiyle yüz yüze kalmış durumdadır. KDP’nin Rojava’ya dönük geliştirdiği yanlış politikaları IŞİD’i  Hewler yakınlarına kadar getirtmiş, birçok kasabanın saldırıya maruz kalmasına neden olmuştur. KDP’nin bu politikası sadece Rojava Kürdistanı’na zarar vermemiş olup, tüm Kürt kazanımlarını tehlikeye sokmuştur. Güney Kürdistan halkı yeni bir tehlike ile karşı karşıya kalmış, tarihsel sürgün politikaları başka biçimiyle uygulanmış, halkın bir kısmı topraklarını terk etmek zorunda bırakılmıştır.”

Hiçbir Kürdün bu yanlış tutumu kabul etmemesi gerektiği belirtilen açıklamada, “Başta Güney Kürdistan halkımız olmak üzere  hiçbir Kürt bu yanlış tutumu kabul etmemelidir. Bu konuda ulusal birliğe hizmet etmeyen, Kürt halkının kendi iç ittifakını geciktiren, kendini halkının ihtiyaçlarına ve beklentilerine göre değil de başka güçlerin beklentilerine göre konumlandıran güçlere halkımız gereken tepkiyi göstermelidir” denildi. 

Uzunca bir süre devam eden Rojava direnişiyle birlikte Kürt halkının ve kamuoyunun Şengal ve Kürdistan’da yaşanan direniş karşısında sessiz kalmaması gerektiği de vurgulanan açıklamada, bu temelde sahiplenilerek, güçlendirilmesi gerektiği ifade edildi.

“Bilinmelidir ki Rojava ve Güney Kürdistan’da gösterilen direniş sadece bir ülke savunması değildir. Bu direniş bir insanlık ve insan kalabilme mücadelesidir.  Tüm insani ve ahlaki değerlerden soyutlanmış, tamamen vahşeti ve zulmü esas alan bir çete örgütlenmesi ve onun hegemonik sahiplerinin, güç ortaklarının karşısında Kürt gençlerinin ve kadınlarının gösterdiği bu mücadele sadece alkışlanmamalı, aynı zamanda sahiplenilmeli, güçlendirilmeli ve sonuç alacak şekilde geliştirilmelidir” diye devam eden açıklamada IŞİD çetelerinin genel olarak Kürdistan’ı kendilerine hedef seçmelerinin de anlaşılır olduğu belirtildi.

Özelde Şengal’i hedef seçmelerinin ise daha manidar olduğu vurgulanan açıklama, “Ortadoğu bir halklar ve inançlar mozaiğidir, farklılıkların bir arada yaşayabildiği bir bölgedir. Êzidi halkı da bu mozaiğin yüzyıllardır bu topraklarda inançları ve kimlikleriyle yaşamaya, farklılıklarını geliştirmeye çalışan bir parçasıdır. Diğer farklılıklarda olduğu gibi Êzidiler de her dönem bir güç eliyle yok sayılmak ve yok edilmek istenmişlerdir. Bugün de IŞİD çeteleri eliyle bu saldırılar planlanmaktadır. Fakat bu kez her dönemden farklı olarak farklılıkların korunmasını ve geliştirilmesini temel alan Kürdistan özgürlük hareketi, hem Êzidi halkı hem de diğer halkların ve inançların varlığına karşı düzenlenen imha saldırılarına karşı seferberlik ruhuyla mücadele etmekte, farklılıkların, inançların ve halkların güvencesi olmaktadır.

Hegemon güçlerin de destekleriyle, IŞİD eliyle gerçekleştirilen bütün bu vahşi kırım, insanlık dışı uygulamalar karşısında demokrasi, eşitlik, özgürlükten yana olan bütün çevreleri, gençleri, kadınları, halkımızı duyarlı olmaya çağırıyor, yükseltilecek mücadelenin kesin başarıyla sonuçlanacağını belirtiyoruz.”

Güncelleme Tarihi: 05 Ağustos 2014, 21:08
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER